top of page

Fotoğrafçılık Üzerine (Bölüm 1)

Güncelleme tarihi: 28 May 2022

Böyle bir başlığın altında ciltleri doldurabilecek kadar bilgi olması mümkün. Bu yazınınsa böyle bir amacı yok. Aynı zamanda teknik olarak bilgi vermek de bu yazıda amaçlanmıyor. Bu yazıda fotoğraf sanatına ilgi duyan ve nereden başlayacağına karar verememiş kişilere farklı bir perspektif gösterebilmek, yönlerini tayin etmede yardımcı olabilmek adına kısaca kendi fikirlerimi paylaşmak istiyorum.

Bu güne kadar okuduğum birçok tarif içinde sevdiğim fotoğrafçılık tanımlarından birisi “Işıkla Boyamaktır. Zaten fotoğraf kelimenin kökeni de buradan gelmektedir. Fotoğrafçılık (İngilizce photography) Eski Yunancadaki photos (light) yani ışık ve graphos (drawing) yani çizmek kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Fotoğraf çekmek üzerine konuşmadan önce açıklığa kavuşturmamız gereken konulardan bir tanesi fotoğraf çekerken nelere ihtiyacımız olduğudur. Farklı sınıflandırmalar mümkün olsa da genel bir sınıflandırmayı fotoğrafı çekecek bir ekipman, bunu kullanabilmeyi sağlayacak teknik bilgi ve fotoğrafını çekmek isteyeceğimiz bir konuya (ki bu aşamada konuyu fikir olarak da değerlendirebiliriz) sahip olma gerekliliği olarak yapabiliriz. Yaptığımız bu sınıflandırmada en önemli olan 3. Madde yani konudur(fikir).

Ekipmanlarla ilgili olarak günümüzün dijital dünyasında neredeyse sonsuz sayıda dökümana kolayca ulaşabilmek mümkün. Bu kaynaklarda arzuladığınız ekipmanlarla ilgili dökümanlar, grafikler, karşılaştırmalar ve daha birçok farklı bilgi mevcut olacaktır. Ancak şundan emin olabilirsiniz ki bir noktadan sonra bu bilgilerin birçoğu sizin daha iyi fotoğraf çekmenizi sağlamayacaktır. Fotoğrafçılık teknik bir iş değildir. Araba tamir eder gibi resim çekemeyiz. Resim duyguyla çekilir. Ancak buradan bu bilgilerin tamamıyla gereksiz olduğu anlamı da çıkarılmamalıdır. Mutlaka çok fayda sağlayacağınız kaynaklar da mevcutdur. Önemli olan burada takılıp kalmamakdır. Düşündüğümde birçok zaman bu kaynaklara başvurduğum ve fayda sağladığım örnekler hatırlayabiliyorum. Benim bu aşamada vurgulamaya çalıştığım bu bilgiler sizin daha iyi resim çekmenizi sağlamaz. Bu kaynaklardan faydalanan birçok kişi bu bilginin kendilerini daha iyi sonuçlara ulaştıracağı yanılsamasına düşer ki aslında başvurduğumuz kaynakların böyle bir hedefi yok onlar sadece referans sağlamak amacındalar. Belki örnekte gördüğünüz fotoğraf size bir fikir verebilir. Bu fotoğraf bir Iphone ile çekilmiş. Eğer merak ederseniz bu ve daha birçok güzel resmi aşağıdaki link de incelemenizi tavsiye edelim. Göreceli olarak basit bir ekipmanla neler yapılabileceği hakkında sizlere iyi bir fikir verecektir.

 http://www.ippawards.com/?project=2013-winners.  
 http://www.ippawards.com/?project=2013-winners.  

Gelelim teknik bilgiye. Aynı çıkarımı burada da yapabiliriz. Çok iyi teknik bilgi sizlerin çok iyi fotoğraflar çekmesini sağlamayacaktır. Hele de içinde bulunduğumuz dijital çağda sonuçları anında görüp düzeltebilmek mümkün olduğu için bu bağ daha da zayıflamıştır.


Diyafram nedir? Ne işe yarar? Pozlama süresi çektiğimiz fotoğrafı nasıl etkiler? Beyaz ayarı nedir? Bunların hepsi teknik sorular ve sonucu etkiledikleri şüphesiz. Bunları bilmek gerekli mi sorusuna verilecek cevap tartışmasız evet. Önemli olan ne kadar? Günümüzde bu ayarların çoğunu makinalar sizin adınıza yapıyorlar dolayısıyla sanatçıların ayarlar üzerine endişeleceğine konu üzerine odaklanabilme olanağı çok daha fazla.

Eski film günlerinde fotoğraf çekmeyi öğrenirken, çektiğimiz karelerin ISO, enstantane değeri, diyafram ve çektiğimiz ortamla ilgili bilgileri not eder, aynı pozu farklı değerlerle çeker, sonra filmi banyoya verir ve heyecan içinde sonuçları beklerdik. Daha sonra sonuçlarla notlarımızı karşılaştırır ve bir sonraki çekim için ders çıkarırdık. Günümüzde ise sonuçları anında hatta çekmeden önce görmek ve hataları düzeltmek mümkün.

Bir fotoğrafçının temel fotoğrafçılık bilgilerine sahip olması tabii ki gerekli. Bu konunun tartışılacak bir tarafı yok. Bu yazının sonunda teknik bilgi gereksizdir gibi bir sonuç asla çıkarılmamalıdır. Ama bu konuda çok fazla ya da en azından eskisi kadar fazla endişelenmeye gerek yok. Artık hiç bir şey bilmeden ya da öğrenmeden önce bile bazı sonuçlara ulaşabilmeniz mümkün. Yukarıda adresini paylaştığım sitede varolan fotoğrafları gördükten sonra takdir edersinizki bu resimleri çeken insanların teknik altyapı ile ilgili çok fazla kaygılarının olmayacağı aşikardır. Unutulmamalıdır ki burada bahsi geçen teknik altyapıdır. Işık ve kompozisyon gibi fotoğrafın temel unsurları olan ancak başka bir yazının konunusu olan unsurlar bunun dışındadır. Teknik altyapınızın iyi olması bir avantajdır daha doğru sonuçlara daha çabuk ulaşmanızı sağlar. Ancak çok fazla takılmamak lazım diye düşünüyorum. Yazının başında verdiğimiz örneği bu bölüm içinde kullanabiliriz. İyi bir şöför olabilmeniz için motor tamir edebilmenize gerek yoktur. Ancak temel çalışma prensiplerini biliyor olmak daha doğru şöförlük yapmanızı sağlayacaktır. Fotoğrafçılık için başlangıçta yaptığımız sınıflandırmanın ağırlıklarını tartışabiliriz ama bence İyi bir fotoğraf için Ekipman %5 - %10 teknik bilgi %10 - %20 ve konu(fikir-artistik bakış) %70 ve üzeri bir yer tutmaktadır. Dolayısıyla bu bilgiyi mutlaka edinmeliyiz ancak konsantrasyonumuzu asıl önemli olan %70 lik kısım üzerinde yoğunlaştırmalıyız.


Unutmayın, İnternette severek takip ettiğim ve yazılarından büyük faydalar sağladığım Ken Rockwell’in bir yazısında söylediği gibi “fotoğrafı makinalar değil, insanlar çeker”.

Yazımın ikinci bölümünde ise geri kalan %70’i konuşmaya çalışacağız. Bu arada makinanızı alın ve dışarı çıkın bol bol fotoğraf çekin. Fotoğraf düşünmeye çalışın. Hepinize fotoğraf dolu günler dilerim.


Istanbul 2013







 
 
 

Yorumlar


  • Facebook
  • Twitter
  • Instagram

© 2022 By Nazım Ural Tüm hakları saklıdır.

bottom of page